Fethiye Hakkında

Fethiye İklim koşullarıyla, doğal kaynaklarıyla, tarihsel zenginlikleriyle, konuksever ve cana yakın insanlarıyla “tam da yaşanacak yer!” dedirten, huzurlu bir kıyı kasabasıdır.  Konumundan dolayı hem Ege’nin hem de Akdeniz’in özeliklerini taşıyor. 200.000 kişiye yaklaşan nüfusu ile Muğla’nın büyük ilçelerinden biri.

Verimli topraklarında, çağlar boyu farklı kültürler konup göçmüş. Yılın 300 günü gökyüzünden güneş eksik olmuyor.  Torosların eteklerinden çağlayan kaynak suları Fethiye’yi benzersiz bir su cennetine çevirmiş. Güneş ve su bu kadar bol olunca, ilçe ekonomisinde turizm ve tarım ağırlığı kaçınılmaz.  

Teke Yarımadasının batısında yer alan Fethiye, tam bir uygarlıklar beşiği!  İlçemiz, Antik Likya Uygarlığının Telmessos kentinin kalıntıları üzerinde kurulmuş. Telmessos’tan günümüze kadar ulaşan ilginç yapılar görenleri büyülüyor. Güneydeki yamaçta kurulan Ortaçağ Kalesiyle, onun yanı başında Kral Amynthas adına kayalara oyularak yapılan tapınak tipli mezar, eski kentin en görkemli yapıları. Limanda, iskelenin tam karşısındaki tiyatro ise, Roma Döneminde inşa edilmiş, Türkiye’deki antik dönem tiyatrolarının denize en yakın olanı…

Fethiye’nin yakın çevresinde çok çekici tarihsel ve arkeolojik yerleşimler bulunuyor. Bunlardan Tlos; mitolojik kanatlı at Pegasus ve onun kahramanı Bellerophontes’in yaşadığı Kent. 
Letoon; Likya’nın dinsel merkezi.  Oenoanda; epikürist filozof Diogenes’in 260 m²lik stoa duvarında 25.000 kelimelik felsefe yazıtlarını oluşturduğu kent. Patara; Noel Baba’nın doğduğu yer. 18 Km lik kumsalı, parlamento binası ve deniz feneriyle ünlü. Pınara; kalp planlı bir aşk tapınağıyla ünlenmiş. Xanthos ise tarihsel kaynaklarda özgürlükleri ve bağımsızlıkları uğruna tarihte ilk kez topluca ölüme yürümeyi seçenlerin kenti olarak anlatılıyor.

Fethiye’de nereye baksanız bir doğal ve kültürel güzellikle karşılaşıyorsunuz.  Torosların Yaylaları, Fethiye Körfezinin adaları – koyları, Günlüklü, Katrancı gibi doğa harikaları, gözlere – gönüllere ziyafet çekiyor. Bölgenin endemiği olan Sığla Ağaçları da bu güzelliklere güzellik katıyor. Kayadibi Köyü’ndeki Saklıkent Kanyonu Avrupa’nın üçüncü uzun kanyonu. İçine girip, beyaz köpüklerle çağlayan sularında, yaklaşık 2 Km kadar yürümek mümkün. Kelebekler Vadisi; endemik bitkileri, Kaplan Kelebeği ve daha yaklaşık 40 kadar kelebek türü ile korunmayı ve sonsuza kadar yaşatılmayı hak eden bir doğal güzellik…

Ölüdeniz, masmavi lagünü ve 2 Km uzunluğundaki bembeyaz kumsalına inen yamaç paraşütleriyle dünya turizminin gözbebeği… Gururumuz…  Avrupalı turistlerin en çok beğendiği plajlardan! Yakınındaki Ovacık ve Hisarönü köyleriyle birlikte yaklaşık 20.000 turistik yatak kapasitesini barındırıyor.

Çalış Plajı, 5 Km lik kumsalıyla yerli – yabancı bütün turistlerin hem de Fethiyelilerin gözdesi. Burası, Akdeniz’de romantik bir günbatımının izlenebileceği en güzel yer. Bir ucunda tescilli bir kuş cenneti var. Diğer ucu ise windsurf ve kite board gibi deniz sporları için harika özelliklere sahip.

Fethiye Körfezi ve Göcek ise koyları ve adalarıyla Mavi yolculuk yapanlar için bir tatil cenneti. Fethiye ve Göcek Limanlarındaki marinalar ise, kapasiteleri ve yüksek hizmet standartlarıyla Akdeniz’deki yat sahiplerinin ve yat işletmecilerinin ilk tercihi…  

Yalnızca sahillerde ve eğlence merkezlerinde vakit geçirmek istemeyenler için Fethiye’de yapacak birçok alternatif etkinlik var.

Ölüdeniz’in hemen arkasında yükselen 1975 Mt lik Babadağ, yamaç paraşütü için dünyadaki en iyi üç atlayış noktasından biri olarak gösteriliyor.  

Ovacık’tan başlayıp Antalya’da biten 509 Km lik Likya Yürüyüş Yolu dünyanın en güzel on uzun yürüyüş parkuru arasında sayılıyor…

Fethiye’de her yıl binlerce turist; sualtı dalışı, rafting, kayaking, dağ bisikleti, jeep safari, yelken, windsurf, kiteboard gibi alternatif turizm etkinliklerine katılıyor. Beden ve zihin yorgunluğunu atıp, pozitif enerjiyle doluyor.      

Sahip olduğumuz doğal, tarihsel ve kültürel güzellikler anlatılmakla bitmiyor. Fethiye; “Işıklar Ülkesi”ndeki gökkuşağı gibi, rengârenk…